Sinema Tarihinin en iyi aşk filmleri
Keşke Ben de Böyle Bir Aşk Yaşasaydım Dedirtecek, En İyi 5 Aşk Filmi 

Eşinizle vaya sevgilinizle televizyon karşısında, koltuğunuza rahatça kurulup, patlamış mısır eşiliğinde ve en önemlisi de birbirinize sarılarak romantik bir aşk filmi izlemeye ne dersiniz? Gelmiş geçmiş en güzel, en etkileyici, en romantik 5 aşk filmini sizin için derledik! İçerisinde birbirlerine kavuşamayanların öyküsü mü dersiniz, unutulmaz replikler mi dersiniz, aşk acısının en alasını yaşayan kahramanlar mı dersiniz, kısacası aşka dair her şey bu filmlerde var! Eğer siz de aşk filmlerinin büyüsüne kapılıyor, kendinizi filmdeki kahramanların ruh haline sokuyor ve aşk filmleri izlerken, kendinizi gereğinden fazla filme kaptırıyorsanız, söz veriyoruz bu filmler kalbinizi çok saracak! Çünkü seçmiş olduğumuz romantik aşk filmlerinde, yüksek miktarda duygu ve romantizm var. Hadi bu akşam sevgilinize romantik bir aşk filmi sürprizi yapın! Dahası sinema tarihinin en kaliteli, en etkileyici romantik aşk filmleri ile siz de aşka doyun! Bitmemesini hiç istemeyeceğiniz, kimi zaman gözlerinizin nemleneceği, kimi zaman ise sevgilinizin ellerini sımsıkı tutacağınız aşk filmleri ile gündemşinize aşkı koyun! "Sevgilimle baş başa hangi aşk filmini izleyebilirim?" diyorsanız, "Lütfen Dikkat! Salonunuzda Film Başlamak Üzeredir..."

Gelmiş Geçmiş En İyi 5 Romantik Aşk Filmi



En iyi filmler

# 1-The Notebook - Note Defteri 


Bir aşk, bu kadar mı güzel işlenir? Aşkın doğasını en güzel anlatan, muhteşem oyunculuklarla fark yaratan filmlerden biri 2004 ABD yapımı orijinal adıyla The Notebook (Not Defteri ). 120 dakika süren bu etkileyici aşk filmi hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse; II. Dünya Savaşının zorlu ekonomik koşulları içerisinde, aralarında sınıfsal anlamda uçurum bulunan aşıkların imkansız aşklarını konu alıyor! Ancak filmin kurgusu, senaryosu ve muhteşem oyunculuklar, "The Notebook" filmini, en iyi 5 film içerisinde birinci sıraya yazmamıza kafi geliyor. 

The Notebook Filminin Konusu: Bir bakım evinde ömrünü tamamlamaya çalışan "Duke" isminde yaşlı bir adam, bir gün üzeri sararmış eski bir not defteri (Hatıra Defteri) bulur! Büyük bir iştahla bu defteri okumaya başlar! Destansı aşk hikayesi işte tam bu noktada başlar. Defterde geçen hikaye 1940'lı yıllarda Kuzey Karolayna’daki bir sahil kasabasında geçmektedir. Zengin bir ailenin kızı olan "Allie", geçirecekleri yaz için Kuzey Karolayna'ya gelir. Allie, burada bir değirmende işçi olarak çalışan "Noah" isminde yakışıklı bir erkekle tanışır. Allie ve Noah birbirlerinden etkilenir ve aralarında büyük bir aşk başlar! Ancak bu aşk 2. Dünya savaşı sebebi ile kesintiye uğrar. Noah, savaşa katılmak üzere cepheye gitmek zorundadır! Birbirlerini deliler gibi seven aşıklar için II. Dünya Savaşı kötü günlerin habercisidir. Ancak bir şekilde Noah savaştan sağ çıkmayı başarır! Oysa kendisini döndğiünde bekleyen çok daha kötü bir sürpriz vardır. Allie gönüllü olarak çalıştığı bir askeri hastanede tanıştığı Lon ile evlenmek üzeredir.

Filmin Baş rollerinde: Rachel McAdams ve Ryan Gosling

En iyi Romantik Aşk Filmleri

# 2-Notting Hill - Aşk Engel Tanımaz


En yakın arkadaşımız, bizzat yaşadığı aşkı bizlere anlatmaya kalksa, beş dakika bile tahammül edemez "Amma kafa şişirdi" der, bir bahaneyle oradan uzaklaşmaya çalışırız! Ancak nedense söz konusu mükemmel bir şekilde işlenmiş acıklı bir aşk filmi olunca, bırakın uzaklaşmaya çalışmayı, hüngür hüngür ağlayarak o filme eşlik eder, bir de filmde birbirlerine kavuşamayan kahramanlar sanki bizim kankamızmış gibi, "Allah'ım ne olur onlara yardım et" diye dualarda bulunuruz! Kendimizi o an filmin büyüsüne bu kadar çok kaptırırız. Demek ki, gerçek hayattaki arkadaşımız da yaşadığı aşkı etkileyici bir filme çekse, Onu da pek ala uzun uzadıya izler, filmden çıkınca yorumlarımızı esirgemeyiz:) 

Notting Hill Filminin Konusu: Aşk duygusunun seyirciye en güzel geçirildiği filmlerden biri de 1998 yılı ABD yapımı orijinal adıyla Notting Hill (Aşk Engel Tanımaz). 120 dakika aşk vaat eden bu etkileyici filmin konusu hakkında bilgi vermek gerekirse; Kahramanlarımızdan Anna Scott (Julia Roberts), Dünya'nın en popüler film yıldızıdır. Öyle ki, O'nu her yerde görmek mümkün! Tüm magazin dergilerinde, tüm billboard'larda O var, Tüm basın mensupları O'nun peşinde... Herkes O'nunla röportaj yapmak için değim yerindeyse kuyruğa giriyor. William Thacker(Hugh Grant) ise Anna'nın aksine sıradan ve son derece rutin bir hayat sürmektedir.  William eşinden boşanmış dul biri ve aynı zamanda bir de kitabevi sahibidir. Bir tarafta gösterişli bir hayat yaşayan ünlü bir yıldız ile diğer yandan sıradan bir kitapçının hayatı nasıl kesişebilirdi ki? İkisini de birbirlerine bağlayan gücün adı aşk olacaktı! Seyir zevki oldukça yüksek, kimi zaman minik göz yaşları dökmenize neden olacak, sevgilinizle baş başa izlemenizi kesinlikle tavsiye edebileceğim romantik bir film.   

Filmin Baş rollerinde: Julia Roberts ve Hugh Grant

En iyi Romantik 10 Aşk Filmi

# 3-Selvi Boylum Al Yazmalım


Söz konusu aşka dair en iyi Türk Filmleri olunca, Selvi Boylum Al Yazmalım filmine çok özel bir parantez açmak gerekiyor. Gerçekten de bu film, Türk Sinema'sının baş yapıtlarından ve en önemli kilometre taşlarından biridir. Ana temasının gerçek sevginin ne olduğunun seyircinin yeniden gözden geçirilmesinin istendiği ve hatta "Sevgi neydi, sevgi iyilikti, dostluktu… Sevgi emekti.","Sevgi neydi? Sevgi emekti, sevgi dostça uzanan insan eliydi." replikleriyle klasikler arasına geçen bu filmi izlemediyseniz kesinlikle izlemelisiniz! İzleyenler ise büyük bir keyifle yeniden izleyebilirler. Çünkü bazı filmler vardır, izlediğinizde yepyeni tatlar, bambaşka bakış açıları sunar! İşte Selvi Boylum Al Yazmalım filmi de bu tarz bir film. Her izlediğinizde size farklı bir duygu yaşatıyor. 

Selvi Boylum Al Yazmalım Filminin Konusu: Yönetmenliğini Atıf Yılmaz'ın yaptığı 1977 yapımı bu mükemmel filmin konusu hakkında bilgi vermek gerekirse; Kamyon Şoförü İlyas ile köylü güzeli Asya arasında geçen duygu yüklü bir aşkın hikayesi... Kamyonu çamura saplanan İlyas, tesadüfen Asya ile karşılaşır. İşte büyük bir aşkın fitili burada ateşlenir. İlyas ve Asya birbirlerine deliler gibi aşıklardır ve çok sürmeden hayatlarını evlilikle birleştirirler. Mutlu giden evliliklerinden bir de "Samet" isminde çocukları dünyaya gelir. Ancak bir gün, İlyas kendisinden hiç beklenmeyen çok büyük bir hata işler ve Asya'yı başka bir kadınla aldatır. Asya, aldatıldığını duyduğunda buna inanamaz ama ihaneti kendi gözleriyle görür! Bu aşk böyle bitemezdi ya da bitmemeliydi! Asya, artık gururu incinmiş ve aldatılmış bir kadındı! Karar verir ve oğlu Samet'i de yanına alarak biçare bir şekilde evini terk edip yollara düşer. Yağmur şiddetli bir şekilde yağmaktadır ve Asya' oğlu ile yapayalnız yollardadır. İşte bu zor anında O'na yalnız bir şekilde hayatını sürdüren Cemşit isminde son derece iyi kalpli bir adam rastlar. Cemşit, evinin kapısını Asya ve oğlu Samet'e açar. Yağmur dinmiş ve güneş açmıştır. Ancak zavallı Asya'nın ise ne bir işi, ne de başını sokabileceği bir evi vardır. Cemşit bunu fark eder ve Asya'dan yaşadı evde istediği kadar kalmasını ister. Asya'da bunu çaresizce kabul eder. Günler geçtikçe, Asya'da oğlu Samet'de Cemşit'e çok alışmıştır. Hatta Samet, Cemşit Amca'sına "Baba" demeye başlamıştır. İlyas ise yaptığı yanlışın farkına geç de olsa varmış ve evi terk eden eşi Asya'yı ve Oğlu Samet'i aramak için yollara düşmüştür. Kader Asya ile İlyas'ın yolunu yine bir noktada kesiştirmiştir. Ancak bu sefer, deliler gibi aşık olduğu adama mı dönecek, yoksa kendisine ve oğluna emek veren adamla mı hayatını sürdürecek? İşte Asya için bunun kararını vermek hiç kolay olmayacak! 

Filmin Baş rollerinde: Kadir İnanır ve Türkan Şoray

En Güzel Romantik 10 Aşk Filmi

# 4-The English Patient - İngiliz Hasta


Hemen size bir soru: Ne tür aşk filmlerini daha ilgi çekici bulursunuz? El ele, kol kola mutluluk içinde olanı mı, yoksa acılar içerisinde asla ulaşılamayan veya kavuşulamayan mı? Aşk, hayatımıza büyük bir mana katan, derinlik kazandıran, kimi zaman haz, kimi zamansa keder veren, en sıra dışı duygulardan biri. Ancak, bugüne kadar aşkı tarif veya izah etmeye çalışan, binlerce film yapıldı! Ama insanları en çok etkileyen aşk filmleri; sonu hüsranla, mutsuzlukla, ölüm ya da ayrılıkla biten filmler olmuştur maalesef. Acaba farkında olmadan acı çekmekten hoşlanıyor muyuz?

The English Patient Filminin Konusu: 9 Dalda Oscar Ödülü kazanan, çarpıcı bir film. Yasak bir aşkın dramatik ve macera dolu öyküsü İngiliz Hasta filmin ekseninde yer alıyor. 1996 yılı ABD yapımı orijinal adıyla The English Patient (İngiliz Hasta). 2 Saat 40 dakika gibi uzun, ancak bir çırpıda zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağınız son derece özel bir film. Konusu hakkında bilgi vermek gerekirse; Film, II. Dünya Savaşında Sahra Çölü’nde geçirdiği bir uçak kazası sonucunda, vücudunda vahim derecede ölümcül yanıklar oluşan bir haritacının (Almasy’nin) gözünden aşkın hikayesini işliyor. Almasy mucizevi bir şekilde bu kazadan ölümcül yaralar ve yanıklar alarak kurtulmuştur. Ancak bundan sonraki hayatını tedavi gördüğü bir hastanede hasta yatağına mahkum bir şekilde ve sadece yaşadığı büyük aşkı anımsayarak geçirecektir.

Filmin Baş rollerinde: Kristin Scott Thomas ve Ralph Fiennes

En romantik aşk filmleri

# 5-TITANIC 


Aşk kısa da sürse unutulmazdır. Destansı bir aşk hikayesine hazır mısınız? Tam 14 dalda Oscar'a aday olan ve bunlardan "En iyi film" de dahil olmak üzere 11'ini kazanan gerçek bir baş yapıt! 200 milyon dolarlık bütçesiyle, çok uzun bir zaman sinema tarihinin en pahalı, en gösterişli, en çok izlenen filmi olma özelliği taşıyan ve 2 milyar dolar hasılatıyla da bu alanda(Aşk Filmi Kategorisinde) kırılması son derece güç bir rekora imza atan Titanic, 3 saat 14 dakika sizlere muhteşem duygular yaşatmayı vaat ediyor. Film vizyona girdiği 1997 yılından bu yana, milyonlarca kişiyi kendisine hayran bırakmaya halen de devam ediyor. 

Titanic Filminin Konusu: Film, Denizcilik Tarihinin en büyük gemi felaketlerinden biri Titanic'in kazısı ve bu gemide yaşanan destansı bir aşkın hikayesini anlatıyor! Bir yanda güzeller güzeli aristokrat bir ailenin kızı Rose (Kate Winslet) ile yoksul ancak hayallerinin peşinden koşan işçi sınıfına mensup Jack'in (Leonardo Di Caprio) aşk hikayesi üzerine kurgulanmış! Batmaz denilen, teknoloji harikası diye sunulan ve insanın aklıyla doğaya karşı gerçek bir zaferi gibi lanse edilen Titanic, yola çıktıktan tam 4,5 gün sonra okyanusta bir buz dağına çarpar! Gemi ciddi şekilde hasar almış ve batmaya başlamıştır. Kıyamet gününü andıran bu korku dolu saatlerde herkes canını kurtarmanın derdindedir. Ancak, Jack ise, kendi canından çok, aşık olduğu kadın Rose'nin hayatını kurtarmakla meşguldür. Bu özel filmi izlemeyenler için diyoruz; Dikkat bu filmi izlerken göz yaşlarınızı tutamayacaksınız! Ağlamak %100 garantili:) Felaketle sonuçlanan ve tam 4,5 gün süren bu kısa aşk, insanlara aşkın değerini göstermesi açısından son derece çarpıcıdır. Bir tavsiye: Sevgililer gününde sevgilinizle bu filmi izlemelisiniz!

Filmin Baş rollerinde: Leonardo Di Caprio ve Kate Winslet 

İlginç hediyeler

Yorum Gönder

 
Top